Köfte Öğretmen'in Mesajı Var

Merhaba,

Ben “Oyunlarla Satranç ”dersi öğretmeni Oğuz Ersözen, ama siz beni daha çok “Köfte Öğretmen” olarak tanırsınız.

1999 yılından beri, çeşitli okullarda oyunlarla satranç dersi vermekteyim. 2003 yılında Oluşum Drama Enstitüsü’nden aldığım “Drama Liderliği Sertifikası” ve 2012 yılında, Türkiye Satranç Federasyonu’ndan aldığım “Satranç Antrenörlüğü” sertifikasına sahibim.

Dersteki temel amacım satrancı tanıtmak ve sevdirmektir. Bu amaçla çeşitli drama oyunlarını kullanmaktayım.

Derslerimiz klasik bir satranç dersinden çok, bir drama dersi gibi geçer. Örneğin, “Vezir düz ve çapraz gider” yerine, Vezirin (Kraliçenin) karnı acıkmış, hadi ona yemek yapalım ve gidebileceği yerlere bırakalım; gibi oyunlarla satrancı öğreniyoruz.

İkinci aşama tahta oyunlarıdır. Bedeniyle öğrendiği hareketleri tahtaya uygular.

Üçüncü aşamada bilgisayara karşı oynuyoruz. Kazanma ve kaybetmenin birlikte var olduğunu çocuk bu dönemde kavramaya başlar.

Dördüncü aşamada satranç iki kişilik bir oyuna dönüşür. Çocuk, arkadaşıyla, kimsenin karışmadığı bir oyunu istediği gibi özgürce oynayabilmenin tadına varır.

Satranç, okul öncesi dönemindeki çocuğa sayısız yararları olan bir spor ve oyundur.

- Çocuğun bilişsel gelişimine katkıda bulunur;

- Konsantrasyon kalitesini ve süresini geliştirir. Özellikle dikkat süresi çok kısa olan çocuklar için çok önemli bir çalışmadır.

- “Neden – Sonuç” ilişkisi kurmasını sağlar;

- Çocuğun duygudaşlık (empati) kurma yeteneğini geliştirir;

- Çok boyutlu düşünmeye teşvik eder;

- Özgüven kazandırır;

- Sabırlı ve sakin olmayı, rakibine saygı duymayı öğrenir.

Satranç keyifli bir oyundur ve çocuğun satrancı sevmesi, çocuğa birçok olumlu nitelik kazandıracaktır.

Saygılarımla,

M. Oğuz ERSÖZEN

Satranç Öğretmeni

1 görüntüleme0 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör

Aile Danışmanlığı

Okulumuzda çocuklarımızın, gelişim özellikleri, ilgili ve yetenekli olduğu alanlar, davranış ve uyum konusundaki durumları sürekli gözlenmekte ve periyodik olarak ailelerle yapılan toplantılarda kendi

Covid-19 ve Eğitim

Covid-19 Pandemisi hayatımıza aniden girdi ve tüm dönüştürücülüğü ile kısa sürede rutin akışımızın odağına yerleşti. Görünen o ki pandemiyle gelen yeni alışkanlık ve tedbirlerimiz bir süre daha hayatı